Toplumsal Bilinç

İnsanoğlu , yaratılış ve ulus toplumlar insanlar.Yüzyıllardan beri bu günlere geldik. Evet sevgili kardeşlerim bu günlere geldik de nasıl geldik uzun uzun anlatmaya gerek yok tarih okuyan kitap okuyan güzel insanlardan bilgi alan kültürlü olan bu günlere nasıl geldiğimizi iyi anlar iyi bilir.Bugün geldiğimiz dünyada ne üzücü ki bilim çağı ilim çağı teknoloji çağı dediğimiz bu devirde bütün dünya ve bütün insanlık bir virüs nedeni ile çaresiz kaldı. En medeni dediğimiz en akıllı dediğimiz ve en büyük teknolojilere sahip olduğunu sandığımız ülkeler bu virüs sayesinde çaresiz kaldı. Bir anda sanki bir film senaryosu gibi dünya film seti insanlık ise bu filmin içinde oyuncu oldu. Peki senaryoyu kim yazdı? Senaryoyu yine insanlık yazdı.İnsan beyninin kendisi yazdı.Yüce Allah tüm evreni sonsuz evreni öyle muhteşem yaratmıştır ki dünya denen gezegene hayat vermiş ve insanoğlunu da dünya üzerine bu dünyayı daha güzel yaşanası hal alması için getirmiştir. Tüm canlı varlıklar içinde insan en akıllı olanıdır.Aklı iyi yere kullanacaklarına aklı insanoğlu şeytan iş birliği ile ne üzücü ki kötülüğe kullanmış sanki bu fani dünyada sonsuza kadar yaşayacağını sanarak her şeye sahip olma isteği ile dünyayı savaşlar dahil ölümler dahil birçok felakete sürüklemiştir. Yaşadığımız bu gezegen birçok savaşlar gördü. Ancak birinci dünya savaşı ve ardından gelen ikinci dünya savaşı ülkeler toplumlar ve insanlar için bir kutuplaşmaya ve bu kutuplaşma sonucunda dünyaya barış geleceğine her ülke ve toplumlar silahlanma yarışına girdi. Silahlanma bir güç gösterisine dönüştü ve bu seferde güçlü olan zengin petrol rezervlerinin bulunduğu topraklara saldırıp orta doğuyu bir felaket durumuna getirip milyonlarca insanı mülteci olmaya zorladı.Dünya üzerinde böylece çaresiz milyonlarca insanlar oradan oraya savrulup vatansız olup acı çekmeye başladı. Ben bir insan olarak bundan çok büyük üzüntü duyuyorum.Peki Dünyayı yönetenler bu durumdan neden üzüntü duymuyor? Gözleri kör mü? kulakları duymuyor mu? İşte bu savaşlar döneminden sonra dünya kutuplaştı Avrupa Birliği başta olmak üzere, birlik ülkeleri ve kendini dünyanın koruyucusu sanan süper güç Amerika Birleşik Devletleri dünyaya emir veren ülke ve topluluklar oldu. Tabi ki dünya bu düzene girince diğer ülkelerde silahlanma yarışına girdi Soğuk savaş döneminde Rusya da silahlanma yarışında bir süper güç oldu ardından Çin bu durumu devam ettirdi. Ve din üzerine insanları korku toplumu yapan İran bu silahlanma yarışında halkını düşünür değil kendi çıkarlarını düşünerek silahlanma yarışına girdi.Diğer taraftan İsrail Yahudi lobisi ortak bir politika eşliğinde Filistin devletini yok sayarak yayılmacı bir politika izleyerek masum Filistin halkını öldürerek dünya üzerinde görülmemiş bir açık mülteci kampı kurarak Gazze şeridini abluka altına alarak binlerce küçük çocuk ve yaşlıların ölümüne sebep oldu.

Ve bütün bu olaylara Birleşmiş Milletler ve onların karar verici mekanizmaları göz yumdu ses çıkarmadı. Hatta bütün bu kötülüklere onay verdi.

Bütün bunlar olurken bir ülke vardı varlığını binlerce yıldan beri sürdüren düşmanlar tarafından yıkılması istenen ama asla yıkılmayan bir kale.

Evet bu kale Türkiye Cumhuriyetidir.

Osmanlı devleti yıkıldıktan sonra devamı olan Türkiye Cumhuriyeti de tarihinde yine düşmanlar ve dış etkenler tarafından karmaşaya sürüklenmiş demokrasiye askeri darbeler ile ara verilmiş ancak yoluna her zaman demokrasiyi halkın gücünü kullanarak bu günlere gelmeyi başarmıştır.

Son on beş yılda Türkiye Cumhuriyeti büyük başarılara imza atmış ancak bu başarıları Avrupa Topluluğu ve müttefik dediğimiz Amerika Birleşik Devletleri görmezden gelmiştir.

Soruyorum Avrupa Topluluğu Türkiye Cumhuriyeti’ni niçin üye ülkeler arasına almadınız?

Niçin NATO’ya üye olduğumuz halde Türkiye Cumhuriyeti’ni kapıda beklettiniz?

İyi ki böyle olmuş çünkü şu anda halinize baktığımda ve benim güzel ülkem Türkiye’ye Cumhuriyetine Baktığımda siz mazlum ülkelerin ahını aldınız.

Siz kendinizi üstün ırk sandınız ancak bir virüsün medeni temiz ahlaklı dediğiniz toplumunuza ve dünyaya yaptığına ve ülkelerinizin durumuna bir bakın.

Silahları ile ben güçlüyüm her şeyi yaparım diyen ülkelerin durumuna bir bakın.

Neye inanırsanız inanın benim inancım doğruluktan sevgiden ve paylaşımcılıktan geçer.

Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan yıllardan beri size savaşları durdurun milyonlarca mülteci için gelin birlikte çalışalım dedi.

Dünya beşten büyük dedi siz yine bildiğinizi okuyup hain insanlık dışı düşünceler ile tüm insanlığa felaketten başka bir şey getirmediniz.

Şimdi dünya değil beşten büyük dünyanın büyüklüğü tartışılır süper güç denen ülkelerinde düştüğü duruma bakın. İşte sizin insanlığa bakışınız dünyayı bu hale getirdi.

Ben ister kendi ülkemde hayatını kaybetmiş ister diğer ülkelerde hayatını kaybeden ve kaybetmekte olan tüm insanlara üzülüyorum çünkü ölen insanların suçu yok onları yöneten ülke başkanlarının suçu çok. O zaman dünyanın iyi insanlara ihtiyacı var

Saygılar Sunuyorum

Erez Egilmez Hiroshige UMINO ☕

Bolsonaro Presidente UNICEF umair haque Christian Rodriguez

Erez Egilmez Kema Christian-Taylor

Nidhal Saïdani

--

--

Erez Egilmez Google :Erez Egilmez My Name is Erez Eğilmez Coming Soon Erez Egilmez

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store